444 4 952
Sıkça Sorulanlar
Yayınlar
Blog

Haberler

ANNE-BABALIK SORUMLULUĞU VE 3-7 YAŞTA OKUL SEÇİMİ

Anasayfa Haberler ANNE-BABALIK SORUMLULUĞU VE 3-7 YAŞTA OKUL SEÇİMİ

ünkü anne karnında döllenme gerçekleşmeden bir ay önceden başlayarak yediklerimiz, içtiklerimiz ve psikolojik sağlığımız doğacak çocuğun geleceği üzerinde etkili olabilecektir. Birtakım vitaminlerin ve minerallerin eksikliği çocuğun gelişiminde birtakım eksikliklerin oluşmasına neden olabilecektir. Bu konuyu başka bir yazımızda derinlemesine işleyebiliriz.

 

Biz bugünkü yazımızda 3 yaş sonrası okulöncesi hayatı için okul seçiminde nelere dikkat edilmesi gerektiğine değineceğiz.

  1. Fiziksel şartlar yeterli değilse diğerlerini konuşmaya gerek yoktur. Genel temizlik, temiz hava ve doğal ışığın yeterli olduğu,  çocuğun özgürce hareket edebileceği yeterli alana sahip mekan, hayal kurmak için ilham veren, ilgi çekici mobilyalarla donatılmış derslikler başlangıç şartları olarak görülmelidir.
  2. Okuldaki öğrenci sayısı önemlidir. Araştırma sonuçlarına göre 1000 öğrencinin üzerinde öğrencisi olan okullarda liderlik etkileri zayıflamakta, verimlilik düzeyi azalmaktadır. Siz de takdir edersiniz ki bir liderin 500 kişilik bir okulu yönetmesiyle 1000 ve üzeri sayıdaki bir okulu yönetmesi aynı etkililikte olmaz. Hele fiziksel ihtiyaçları tamamlayamamış okullarda okul liderleri idari işlerle ilgilenmekten eğitimin etkililiğine odaklanmaya yeterli zaman bulamamaktadırlar.
  3. Okul iklimi aileler tarafından çok az bilinen ancak duygular üzerinde oldukça etkili olan bir faktördür. Olumlu duyguların hakim olduğu, yönetici ve çalışanların işbirliği içinde çalıştığı, karşılıklı saygı ve sevginin görüldüğü okul ortamlarında olumlu okul iklimi gelişir. Siz binanın dış kapısından girdiğinizde ortama kanınız kaynar. Çünkü duygular bulaşıcıdır. Olumlu iklimin hakim olduğu ortamlardan ayrılmak istemezsiniz.
  4. Güven, destek, başarmak için bitmeyen fırsatın verildiği; korku, tehdit, yargılama, aşağılamanın olmadığı bir okul ve derslik iklimini bulmalısınız. Çünkü tüm çocuklar biriciktir. Gelişim takvimleri cinsiyetlerine, doğum tarihlerine ve şartlarına, genetik özelliklerine bağlı olarak birbirlerinden farklıdır. Bazı eğitimciler bazen müfredat yetiştirme, denetleme ve velilerin baskısıyla  önceliğin çocuklar ve çocuğun gelişim takvimine saygı olduğunu unutabilir. Başarısız çocuk yoktur. Henüz başarma zamanı gelmemiş çocuk var olabilir. Unutmayın!
  5. Okul öncesinde öğretmen önemli bir faktördür. Öğretmende ilk aranacak özellik yürekten adanmadır. Öğretmenin öğrencilerine, mesleğine, çalışma arkadaşlarına kendisini adadığını yaptığı çalışmaları ve çalışmalarının çocuklarda yaptığı olumlu gelişimi coşku ile anlatmasından anlarsınız. Bu durumlarda minnet ve takdirinizi sunma fırsatını kaçırmayın lütfen. Çünkü marifet iltifata tabidir. Çocuğun gelişimine yapılan katkıların konuşulduğu bir diyalog size doğru öğretmeni bulduğunuzu gösterir.
  6. Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi dönemdeki beyin bağlantı sayısı sonraki gelişim aşamalarındaki beyin bağlantı sayısının iki katına kadar çıkabilmektedir. Bu durumda yapılması gereken çocukların olabildiğince çeşitli konuları yüzeysel olarak deneyimlemesine fırsat vermektir. Bu dönem uzmanlaşma, derinleşme dönemi değildir. Bu dönem tüm alanlarda yeterli deneyim fırsatına ihtiyaç duyulan bir dönemdir.
  7. Okul öncesi dönemdeki bağlantı zenginliği anadilin yanında ikinci dilin öğrenilmesi için de önemli bir fırsat sunar. Bu dönemde ikinci dilin işitsel olarak eğlenceli etkinlikler yoluyla öğrenilmesi daha kolay gerçekleşmektedir. İlkokulun akademik beklentileri başlamadan okul öncesinde oyun ve öyküler yoluyla dil etkinliklerinin gerçekleşmesi daha kalıcı dil öğrenmeleri sağlar.

Çocuk çevremizde neye ihtiyacımız varsa ona yönelik potansiyel yeteneklere sahip olarak yaratılır. Bu yeteneklerin performansa dönüşebilmesi için çocuğa doğru bir zamanlamayla olabildiğince beş duyuya dayalı ilgi çekici deneyim fırsatlarını sunmalıyız.

Yargılanma, etiketlenme, kaygı ve korkunun öğrenme için ölümcül bir olumsuz etkisi vardır. Bu tutumların olmadığı sabır, güven ve sevgi dolu okul ve ev ortamlarında bilişsel ve zihinsel olarak sağlıklı bireyler yetiştirebiliriz.

Araştırma sonuçlarına göre okul öncesi dönemde alınan eğitim farkının ömür boyu fark yarattığını biliyoruz. Dolayısıyla okul eğitimi 3 yaş sonrasında başlamalıdır. Ancak doğru okul, doğru öğretmen, doğru müfredat ve doğru fiziksel yeterliliklerle!

Dr. Cemil KESKİN

Safir Okulları Kurucu-Genel Müdürü